top of page

Algoritmalarla Çalışma Arkadaşı Olmak: Geleceğin Ofisleri Nasıl Görünecek?

19 Eyl
3 dakikada okunur

Güncelleme tarihi: 20 Eyl

Mesainin son saatleri, elindeki projenin bitmesine az kaldı. Saatlerdir klavye tuşlamaktan parmaklarında uyuşma, ekrana bakmaktan da beyninde hafif bir sis var. Bir anda ekran dondu. Fareyi oynattın, klavyeye birkaç kez bastın ama hiçbir tepki alamadın. Sonra monitör de karardı. Tam işin sonuna gelmişken bilgisayarın çökmesi…


E hayat biraz böyledir. Ekranında oluşan sessizliğin ardından monitör karardı, sistem çöktü... Ağlamak, masayı tekmelemek, hatta bilgisayarı camdan aşağı fırlatmak bile geçti içinden. Ama önce sakin olman gerekiyordu. Derin bir nefes. Kollarını sıvadın. Yaklaşık yarım saatin ardından ekranın rahatsız edici mavi ışığı tekrardan yüzüne vurmaya başladı.


Peki ya o anda yanında sana yardım edecek biri olsaydı? Hatta daha iyisi, bu sorun daha ortaya çıkmadan seni uyarsaydı?


Asıl mesele de burada başlıyor. Yapay zeka yalnızca kullandığımız bilgisayarları değiştirmiyor; çalışma şeklimizi de yavaş yavaş değiştiriyor.


İşimizi elimizden mi alacak yoksa bize iş mi öğretecek?


Yapay zeka hayatımıza girdiğinden beri içimizde bir panik var: ‘’Yapay zeka işimizi elimizden alacak!’’ Sanki ofis dediğimiz yer elimizden alınmasından ölümüne korktuğumuz bir cennetmiş gibi.


Aslında yapay zekanın ofisteki en büyük avantajı, insanların sürekli tekrar etmek zorunda kaldığı işleri üstlenebilmesi. Her gün aynı raporu hazırlamak, verileri karşılaştırmak ya da onlarca dosyayı tek tek kontrol etmek zorunda kalmadığımızı düşünün.


Bu işleri bir sistem yaptığında çalışan da zamanını daha önemli işlere ayırabilir. Örneğin bir şirketin satış verilerini düşünelim. Sistem geçmiş aylardaki satışları inceleyip hangi ürünün daha çok satabileceğini tahmin edebilir. Son kararı yine çalışan verir ama önünde artık yüzlerce sayfalık veri yerine daha anlaşılır bir tablo vardır.


Yapay zeka destekli karar verme sistemleri, karmaşık durumlarda sonuçları öngörerek yönlendirme sağlar. Üstelik iş yapmak için artık her zaman ofiste bulunmak gerekmiyor. Dosyalar, toplantılar ve bazı yapay zeka araçları internet olan her yerden kullanılabiliyor. Bu değişiklik çalışanlara esneklik verir. Algoritmalar, iş akışını tekrar düzenleyerek bilinçli ve iyi kararlar alınmasını sağlıyor.


Araştırmacı Shaji George'un dikkat çektiği nokta da burada: Yapay zeka her zaman bir işi tamamen ortadan kaldırmıyor; bazen işi yapan kişinin görevlerini değiştiriyor. Geleceğin ofislerinde yapay zeka rakibimiz değil de mesai arkadaşımız.


Algoritmaların güçlü olduğu nokta da şu: Yorulmuyorlar, sıkılmıyorlar ve aynı hesabı yüzlerce kez yapmak zorunda kaldıklarında bundan şikayet etmiyorlar. Bir yapay zeka saniyeler içinde onlarca, yüzlerce milyonlarca ihtimali eler. Fakat insanın sahip olduğu şey, makinelerin kolay kolay taklit edemeyeceği bir taraf var: Çelişkilerimiz, sezgilerimiz ve içinde bulunduğumuz duruma göre karar verebilmemiz.


Geleceğin ofislerinde asıl güç makinelerin yüksek işlem hacmiyle beraber çalışan insanın derin sezgisinde olacaktır. Makine rutin işleri yaptıkça çalışanın işi de değişecek. İnsanlardan sadece doğru raporu hazırlamaları değil, o raporu yorumlamaları, ekip arkadaşlarıyla anlaşmaları ve işler ters gittiğinde çözüm bulmaları beklenecek. Çünkü kusursuz bir iş sadece hatasız raporlara değil takım içerisindeki uyuma, kriz yönetimine ve doğru iletişim kurabilmeye de bağlıdır. Bunlar ise hiçbir kod dizesine sığdırılamaz.


Araştırmacılar bu yeni düzenin tam olarak bu iş bölümü üzerinden ilerleyeceğini belirtiyor. Yapay zeka en mantıklı ve hızlı çözümü masaya bırakır ama o ve iyi alıp şirketin stratejisine, müşterinin beklentisine ya da ekibin güncel motivasyonuna göre yontacak olan insandır.


Her şeye rağmen bu madalyonun bir de insanın içini kemiren karanlık, distopik bir tarafı da vardır. Sabah ne kadar uyuduğunuzu ölçen, ruh halinizi tahmin eden ve buna göre toplantılarınızı düzenleyen bir sistem ilk başta harika görünebilir. Peki aynı sistem gün boyunca ne kadar çalıştığınızı, ne kadar mola verdiğinizi ve ekrana kaç dakika boş boş baktığınızı da kaydetmeye başlarsa?


Bazen beş dakika hiçbir şey yapmadan oturmak bile insan olmanın bir parçası. Bizi sürekli izleyen, hatasız ve yorulmaz olmaya zorlayan bu algoritmik gözetim insanı kendi masasında bir yabancıya dönüştürebilir. Araştırmacılar bu tür algoritmaların çalışanları stresle zehirleyebileceği konusunda uyarıyor. İnsanın hata yapma, duraksama, yorulup boşluğa bakma hakkı vardır.


Gelişen teknoloji ile birlikte kendi insanlığımızı yitirmemek, etten ve kemikten birer robota dönüşmemek için etik sınırlarımızı şimdiden çekmek zorundayız.


Yapay zekaların her zaman haklı olduğu inancı tehlikelidir. Bu sistemler, veri yığınlarını işlerken bazen kendi yarattıkları mantık silsilesine o kadar kapılırlar ki, literatürde ‘’halüsinasyon’’ olarak adlandırılan tutarlı yalanlar üretebilirler. Önemli bir analizi, hiç var olmayan bir kaynağa dayandırarak size sunabilirler. Cevabı saniyeler içinde önümüze koymaları, o cevabın doğru olduğu anlamına gelmiyor. Burada da insanın analitik şüphesi devreye girer.


Sonuçta mesele, yapay zekayı kullanıp kullanmamak değil; ondan gelen cevabı sorgulayabilmek. Teknoloji ne kadar gelişirse gelişsin, bir şey ters gittiğinde sistemi durduracak ve ne yapılacağına karar verecek bir insana ihtiyaç olacak.


Tıpkı yazının başında bahsettiğim kriz anında olduğu gibi teknoloji ne kadar ilerlerse ilerlesin sistemde bir sıkıntı olduğunda bunu yıkıp yeniden kuracak, gerektiğinde fişi çekecek iradeye her zaman ihtiyaç duyacağız.


Yapay zekalar rotayı saniyeler içerisinde çizebilir ama direksiyonu tutma sorumluluğu ve alınacak kararın tüm ağırlığı her zaman insanın omuzlarındadır.



Kaynakça;


Aborisade, I. B., Johnson, M., & Brown, D. (2024). Human-AI Collaboration: The

Future of Work. ResearchGate.


​George, A. S. (2024). Artificial Intelligence and the Future of Work: Job Shifting Not

Job Loss. Partners Universal Innovative Research Publication


​Howard, J., & Schulte, P. (2024). Managing workplace AI risks and the future of work. American Journal of Industrial Medicine

1 Yorum


Ronin
Ronin
19 Eyl

Yazarın ellerine sağlık, harika bir anlatım.

Beğen
bottom of page