top of page

Sizi Sevmesini İstiyorsanız, Ondan Bir İyilik İsteyin: Benjamin Franklin Etkisi

8 Eki
3 dakikada okunur

Birinin bizi sevmesini istediğimizde genellikle ne yaparız? Ona iyilik yaparız, yardım ederiz, hediye alırız. Bir başkasından iyilik istemek ise çoğumuza tam tersini düşündürür: "Rahatsız ederim, bana kızar, beni yük gibi görür."


Oysa psikolojide bu sezgiyi altüst eden ilginç bir olgu var: Bazen birinin bizi daha çok sevmesinin yolu, ona iyilik yapmak değil, ondan küçük bir iyilik istemektir. Bu olgunun adı, onu iki yüz yıldan fazla önce fark eden adamdan geliyor: Benjamin Franklin.


1730'larda Benjamin Franklin, Pensilvanya Meclisi'nin kâtibiydi. Meclise yeni gelen, varlıklı ve eğitimli bir üye ona açıkça karşı çıkıyor, yeniden seçilmesini engellemeye çalışıyordu. Franklin'in bu adamın desteğine ihtiyacı vardı.


Franklin ona dalkavukluk etmeyi ya da bir iyilik yapmayı düşünmedi. Bunun yerine, adamın kütüphanesinde çok nadir bir kitap olduğunu duyunca ona kısa bir not yazdı ve kitabı birkaç günlüğüne ödünç alıp alamayacağını sordu. Adam kitabı hemen gönderdi. Franklin yaklaşık bir hafta sonra kitabı, içten bir teşekkür notuyla birlikte iade etti.


Sonuç şaşırtıcıydı. Meclisteki bir sonraki karşılaşmalarında adam Franklin'le ilk kez nazikçe konuştu ve ona her konuda yardım etmeye hazır olduğunu gösterdi. Franklin otobiyografisinde ikisinin ömür boyu süren bir dostluk kurduğunu yazar. Bunu eski bir sözle açıklar: Size bir kez iyilik yapan kişi, sizin iyilik yaptığınız kişiden daha çok yeniden iyilik yapmaya isteklidir.



Bilim Ne Diyor?


Franklin'in gözlemi 1969'da psikologlar Jon Jecker ve David Landy tarafından deneyle sınandı. Öğrenciler, para ödüllü bir bilgi yarışmasına katıldı ve hepsi bir miktar para kazandı. Yarışmanın ardından katılımcılar üç gruba ayrıldı.


Birinci gruptakilere araştırmacı bizzat yaklaştı: Ödül parasını kendi cebinden verdiğini, paranın azaldığını söyleyip kazandıklarını geri verip veremeyeceklerini sordu. İkinci gruptakilere ise bir sekreter, psikoloji bölümünün bütçesi için paranın iade edilmesini istedi. Üçüncü gruptan hiçbir şey istenmedi. Ardından herkesten araştırmacıyı ne kadar sevdiklerini puanlamaları istendi.


Sonuç Franklin'i doğruladı: Araştırmacıya kişisel bir iyilik yapan grup onu en çok seven gruptu. Sekreter aracılığıyla bölüme iyilik yapanlar ise onu en az sevenlerdi. Yani etki, iyiliğin doğrudan o kişi için yapıldığında ortaya çıkıyordu. Sonraki yıllarda Japon psikolog Yu Niiya, Japonya ve ABD'de yaptığı çalışmalarda da benzer bir sonuca ulaştı: İnsanlar kendilerinden yardım isteyen kişiyi, istemeyenlere göre daha sıcak buldu.



Neden İşe Yarıyor?


En yaygın açıklama, psikolog Leon Festinger'in 1957'de ortaya koyduğu bilişsel çelişki (bilişsel uyumsuzluk) kuramıdır. İnsanlar düşünceleri ile davranışları birbiriyle çeliştiğinde rahatsızlık hisseder ve bu rahatsızlığı gidermek için genellikle düşüncelerini davranışlarına uydurur.


Franklin'in rakibi de böyle bir çelişkiyle karşılaşmıştı: "Bu adamdan hoşlanmıyorum" düşüncesi ile "Ona değerli kitabımı ödünç verdim" davranışı. Yapılmış bir iyiliği geri alamayacağı için zihni, çelişkiyi en kolay yoldan çözdü: "Demek ki aslında o kadar da kötü biri değil."


Yu Niiya ise farklı bir açıklama da öne sürer: Yardım istemek, karşımızdakine ona güvendiğimizi ve onunla yakınlık kurmak istediğimizi gösterir. Birinin bize değer verip bizden yardım istemesi, onu bizim gözümüzde daha sevimli kılar.


Bu etkiyi iş yerinde, yeni bir arkadaşlıkta ya da araları biraz soğuk biriyle ilişkide fark edebiliriz. Yeni bir iş arkadaşından uzman olduğu bir konuda fikir istemek, bir komşudan küçük bir şey ödünç almak ya da birine en sevdiği kitabı önermesini söylemek, aradaki buzları eritmenin yolları olabilir.


Ancak etkinin bazı sınırları var:


  • İstek küçük olmalı. Franklin'in istediği şey, adamın kolayca verebileceği bir kitaptı. Büyük ya da zahmetli bir istek yük gibi hissettirir ve ters etki yapabilir.

  • Gönüllülük önemli. Karşı taraf baskı altında ya da zorunlu hissederse iyilik bağ kurmaz, kırgınlık yaratır.

  • Teşekkür şart. Franklin kitabı zamanında ve içten bir teşekkürle iade etti. Takdir edilmeyen bir iyilik, ilişkiyi güçlendirmez.

  • Bir manipülasyon aracı değil. Bu etki samimi ilişkiler kurmak için bir başlangıç noktasıdır; sürekli iyilik istemek ya da insanları kullanmak, güveni hızla tüketir.


Kısacası Benjamin Franklin etkisi bize basit ama değerli bir şey hatırlatıyor: Yardım istemek bir zayıflık değil, çoğu zaman bir bağ kurma davetidir.


Siz hiç birine yardım ettikten sonra ona karşı daha sıcak hissettiğinizi fark ettiniz mi? Yoksa yardım istemek sizin için hâlâ zor bir şey mi? Deneyimlerinizi yorumlarda bizimle paylaşın. Bir sonraki BiFAZla Psikoloji içeriğinde hangi konuyu görmek istediğinizi de yazmayı unutmayın!



Kaynaklar

  • Wikipedia: Ben Franklin effect

  • The Preamble: The Ben Franklin Effect

  • Benjamin Franklin, The Autobiography of Benjamin Franklin

  • Jecker, J. & Landy, D. (1969), "Liking a person as a function of doing him a favour", Human Relations

  • Festinger, L. (1957), A Theory of Cognitive Dissonance

  • Niiya, Y. (2016), "Does a favor request increase liking toward the requester?", The Journal of Social Psychology

Yorumlar


bottom of page